• info7485880

İberya Özkan ve Gürcü Sanat Evi Korosu


Öncelikle İberya Özkan kimdir? ​ Anadolu topraklarına 1 asırdan fazla zaman önce göç eden bir Gürcü ailesinin mensubuyum. 1956 Nazilli doğumluyum. Müziğe ve sanata küçük yaştan itibaren ilgili geçen bir çocukluğum oldu. Akordeon, mandolin, melodika, gitar, mızıka gibi çalgılarla kendimi bildim bileli iç içeydim. Lise eğitimimi İzmir’de yatılı olarak gerçekleştirdim. Üniversitede ise Mimar Sinan Üniversitesi mimarlık bölümünde eğitim gördüm. Gerek Türk Halk Müziği gerek Gürcü Müziği alanında araştırma ve çalışmalarımın yanında klasik müzik alanında da araştırmalarım oldu. ​ Koro fikri nasıl oluştu ve Gürcü Sanat Evi Korosu nasıl kuruldu? Gürcü kültürü ve müziğinin Türkiye topraklarında yaşayan Gürcü halkları içinde unutulmaya yüz tuttuğu dönemlerde, bu kültürü ve müziği yeniden ayakta tutmak için neler yapabileceğimin her zaman farkında oldum ve bunu yaşatmak, yaymak ve tanıtmak için çeşitli projelerim oldu. Kaf Dağı Müzik Topluluğu da bu projelerden biriydi. Daha sonraki dönemde Maçahel Yaşlılar Korosu’nun kurulması için uğraştım ve o güzel insanlarla çeşitli çalışmalar yaptık, tozlu raflardaki Gürcü halk ezgilerini gün yüzüne birlikte çıkarıp onları sunma şansını da yakaladık. Gürcü Sanat Evi benim her zaman hayalim olan bir projeydi ve 2011 yılında bu hayalimi gerçekleştirmenin adımlarını atabildim, tabii ki değerli dostlarımın da katkılarıyla. Gürcü Sanat Evi sadece Müzik faaliyetlerinin yürütüleceği bir yer olarak düşünülmedi; resim, dans, geleneksel ve klasik enstrümanların da öğretileceği, konserlerin de yapılabileceği, ayrıca Gürcü dilinin de öğretileceği, bunun yanında geleneksel lezzetlerin de sunulduğu bir “Ev” olarak tasarlandı. Burada benim için en önemlisi ise çok sesli Gürcü Müziğini ve bu müziğin tekniği ile kendi düzenlemelerimi de icra edebilecek bir koro kurmak oldu. Sanat Evi’nin ilk açıldığı dönemde çok çeşitli ortamlarda duyurular yapmamıza rağmen koroya katılım sağlayamadık. Ancak sonraki dönemde 12 kişilik Gürcü Halk ezgileri ve çok sesli Türk Halk müziği düzenlemelerimin seslendirildiği bir kadın korosu kurabildik. Sonraki dönemlerde ise yeni katılımcılarla, daha geniş bir repertuvar ile korist seçmeleri de yaparak çok sesli karma bir koro oluşturabildik.


Koristlerin seçiminde belli kriterleriniz var mıdır? ​ Öncelikle müzik duygusunun olması bizim için en önemli kriterlerden biri, bunun yanında ritim duygusu olan ve çok sesli müziğe gönül verebilen herkese kapımız açık. Koro Gürcü’lerden mi oluşuyor karma bir yapıya mı sahip? Koromuz karma bir yapıya sahip. Koromuzu oluşturan koristlerimiz, içinde Gürcü kökenli olanların yanında, her kültürden insanı barındırıyor. Kendi doğal sürecinde polifonik olan Gürcü, Kafkas halk ezgileri ile bu polifonik yapı ile düzenlenmiş Türk Halk Müziği ezgilerini öğrenmek, birlikte icra etmek isteyen herkese kapımız her zaman açık. Gürcü Müziği bilindiği üzere UNESCO tarafından “İnsanlığın sözlü ve manevi mirasının bir başyapıtı” olarak tescillenmiştir, bu müziği bizimle birlikte yaşatıp icra etmek isteyen herkesi de koromuza beklediğimizi de buradan bir defa daha hatırlatmak isterim. Koronuzun bir çalışma gününün içeriğini özetleyebilir misiniz, nasıl bir çalışma süreciniz var? Her Pazar bir araya geliyoruz. Provalarımız 4 saat kadar sürüyor. İlk 1 saat ısınma ve ses açma çalışmalarıyla geçiyor. Sonrasında da repertuvarda yer alan eserleri tekrar edebiliyoruz ya da yeni eserleri çalışarak devam ediyoruz. Repertuvarınızı neye göre belirliyorsunuz? Seslendirdiğimiz Gürcü ve Kafkas ezgilerinin düzenlemeleri genellikle anonim oluyor. Bilinen, sevilen ezgilerin yanında, çok geleneksel belki de yıllardır Gürcülerin de söylemeye söylemeye unuttuğu şarkıları da repertuvarımıza alıyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, benim Türk Halk müziğinin çeşitli eserlerinden düzenlemelerim de repertuvarda yerini alıyor. Gürcü Sanat Evi Korosu’nun diğer çok sesli korolarla ortak projeleri var mı? Çeşitli korolarla birlikte projelerimiz zaman zaman oluyor. Ankara’da bir koro bizimle birlikte ortak bir konser verme isteğini bildirdi. Mersin ve Samsun’dan korolar var görüştüğümüz. İstanbul’da şu anda Ars Nova Korosu ile ortak bir konser planı yapılıyor, henüz tarihi kesinleşmedi. Boğaziçi Üniversitesi Klasik Müzik Korosu ile 26 Mart 2017 tarihli bir konserimiz olacak. Gürcü müziğini ve kültürünü tanıtmak bizim Gürcü Sanat Evi Korosu olarak hedeflerimizden biridir. Bunun yanında, bizim seslendirdiğimiz eserleri, diğer çok sesli koroların da repertuvarlarına almaları çeşitli projelerde birlikte söyleyebileceğimiz gibi, diğer çok sesli koroların bu eserleri kendi repertuvarlarına alarak, Gürcü polifonisini daha yaygın bir kitleye duyurmanın bir yöntemi olacağını da düşünüyorum. Şimdiden görüştüğümüz ve repertuvarlarına bu eserleri almak isteyen korolar var, notası olan eserleri paylaşıyoruz, olmayanların notalarını yazıyoruz ya da korolara bu eserleri aktarıyoruz. Benim kendi Türk Halk müziği düzenlemelerim de gerek Gürcü Sanat Evi korosunun, gerekse iletişimde olduğumuz koroların talepleri doğrultusunda seslendirilmeye başladı. Yaptığım çok sesli çalışmaları duyurabilmek benim gerçekleştirmek istediğim projeler arasında yer alıyor. İleriye dönük hedefleriniz nelerdir? Bir kısmından söz ettiniz. Eklemek istedikleriniz var mıdır? Öncelikle şunu belirtmek isterim; daha geniş katılımlı bir koro hedefim var. Daha profesyonel seviyede söylenmesi gereken eserleri de repertuvarımıza alıp, nitelik olarak daha çok gelişmiş bir Gürcü Sanat Evi Korosu ile bu eserleri seslendirmek hedeflerimizin başında. Bunun dışında sadece Gürcü ezgilerinin söylendiği ayrı bir koro, Kafkas ezgilerinin seslendirildiği ayrı bir koro, sadece benim Türk Halk Müziği düzenlemelerimi seslendiren ayrı bir koro ve bu repertuvarları ortak olarak çeşitli dönemlerde bu koroların birleşimi şeklinde olabilecek nicelik ve nitelik yönünden gelişmiş bir koro hedefimdir. Koro dışında profesyonel grupların olduğu projelerim var; Kaf Dağı Müzik grubu bunlardan biri. Bunun dışında, sadece kadın seslerden oluşan profesyonel bir grup, repertuvarında sadece enstrümantal eserlerin yer aldığı ayrı bir grup. ​ Çocuklar için çok sesli şarkı atölyeleri düzenlemek ve sonrasında bir çocuk korosu oluşturmak da yapmağı istediğim projelerden. Bu yaz bir atölye ile başlayabiliriz. Mayıs ayında duyurulara başlarız. Koro Kültürü Derneği adına bize zaman ayırdığınız için size çok teşekkür ediyorum. Koro Kültürü Derneği’ne koro müziği alanındaki destekleri nedeniyle ben de teşekkür ederim. Gürcü Sanat Evi olarak diğer korolarla bir arada olmanın yollarını açtığı için ayrıca güzel işlere ve organizasyonlara yol açtığı için de çok büyük işler başardığını düşünüyorum. Bizim de katkılarımız, bize düşen görevler olursa yerine getirmeye, birlikte emek vermeğe hazır olduğumuzu da belirtmek isterim. Röportaj: Nidal Aras, Yeliz Keskin, Ada Kanbur Mart 2017

4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör